Türkiye’deki Şeyhbızınlı aşireti, Lek kökenli Feyli Lurlarıdırlar ki, ta Safeviler devrinden önce yerleşim yerleri Feyli Luristanı olan Khanekin, Kuy ve Kerkük olmuştur . Sünni ve Şii savaşında yaşadıkları topraklar bu iki düşman Osmanlı ve Safevi devletlerinin savaş alanı ve cephesi oldu. Osmanlı devleti sünni mezhebli kürtleri himayesi altına alıyordu, Lurlar ise Safevilerden yana savaşa girdiler.Muhtemelen osmanlı devleti o bölgedeki Safevi taraftarı Lurların merkezini boşaltmak için Şeyhbızın Lurlarını Kürt aşiretlerinin ortasına ve Türkiyenin merkezi, Ankaranın yakınına sürdü.Belkide toprakraklarını ele geçirebilmek için kürt kabileleri tarafından topraklarını terk etmek zorunda bırakıldılar. Çünkü bu zamanlarda Kürt kabileleri yavaş yavaş hücum ediyorlardı Luristan ve Kürdistan arasındaki Uramanat ın Goran aşiret bölgelerini ele geçirmeside başlıyordu.
در این متن عثمانی به صراحت به ” لرها ” ی عثمانی در کنار دیگر قومیت های آن امپراطوری , اشاره شده است
Elbette hala bazı Şeyhbızın toplulukları, Lur toprakları olan Hanekin, Kelar ve Kerkük etrafında yaşamaktadırlar.Hemevendlerin komşusu olurlar onlarda Iraktaki Şeyhbızınlar gibi Lur Feyli olup dilleri Kürtçeleşmiş ve Şeyhbızınlar gibi Şia iken zorla (kürtler tarafından) saldırıları sonucu sünnileştirilmiştir.
Şeyhbızınlar Koy ve Kerkük te yaşarlarken Kürt şair Hacı Kadir KOYİ Şeyhbızınların kürt olmadıklarını ve kürtlere benzemediklerini şu şiirinde belirtmiştir;
« Şêx Bizeynî qisey weku Caf e
Xo keramet nîye emîş laf e
Ew weku ême nîn be idrak in
Sahîbî nuxsey gelê çak in »
Şeyhbızınların dilleri Cafa benzer
Kendisinde keramet yoktur buda Laftır
Onlar bizleri(kürtleri) anlayamıyorlar
Nuxse? Sahibi, iyi bir halktır
Şeyhbızınlar öncelikle Botan mıntıkasına yerleşti sonra Osmanlı devletine isyan ettikleri için osmanlı devleti Şeyhbızınların bir kısmını Gaziantep’e sürgün etti. Orada da Kürt isyanları ve Reşvanelerin mezarında Kürtler ve Osmanlı devleti tarafından katledildiler. Halen o cinayet alanı Reşvan kabristanı olarak bilinir. Sonrada Kürtler’in ortasına, Diyarbakır yakınlarına ve Ankara yakınlarındaki Haymana mıntıkasına yerleştirdirildiler.
Bugün daha ziyade Konya, Erzurum ve Kayseri’nin etrafının yaşarlar.
Onlar kendilerini Şeyhbızın ve bazende Lek olarak bilirler.Türk komşuları, Şeyhbızınları Kürmanç (kürt) zanneder ve adlandırırlar. Ama Kürtler Şeyhbızınları anlamaktan acizlerdir. Kürtler Şeyhbızınlara, ve konuştukları dile kürt ve kürtçe demez, Şêxbizinî olarak adlandırlar.
Şeyhbızınların dili, ancak Lurcanın Feyli şivesi(maleki ağzı) dır. Ama birkaç yüzyıldan beri Kürtçe ve Türkçe ile karışmış ve değişmiştir. Ayrıca Şeyhbızınların mezhebi sünni hanefi olarak değişmiştir. Yine de Feyli Lurca’sının kadim özelliklerinin Şeyhbızın dilinde var olduğu âşikardır.
Öyle ki biraz dikkat ile sohbetlerinde bir ek buldum. Lurca’da canlılar için kullanılan یل -yel (kuregel = oğlanlar) çoğul eki hem Feyli Lurca’sında hemde güney Lurca’sında (Bahtiyari, kohguliyeyi) kullanılır. Şeyhbızınlarda bu eki kullanırlar.
Şeyhbızınların türkiyedeki kabileleri; Reşvend, Xevend, merdasi, Badıli, canbegi, Xelikani ve Leki
dir. Zikretmek lazımdır ki İranın osmanlı sınırındaki en önemli eyaleti Luristandı ki Osmanlı belgelerinde doğu sınırında Luristan iklimi sarâhaten gösterilmiştir ki Lurlar belgelerde kaydedilmiştir.
İlginç bir şekilde, Feyli Luristanı ile Osmanlı hükümeti arasındaki ilişkilerde, II. Hüseyin Han Feylinin oğlu Luristan valisi Ali Mardan Khan Feyli’nin, bölgeye şüpheli bir şekilde döndükten sonra, II. Türkiye’de Sivas, Zara (Ümraniyeh) yakınlarındaki alana gömüldü ve Şii Alevilerin Zaza, Türk ve Kürt olduğu bölge halkı tarafından Şii ve yüce olan Zeyn el-Abidin konumuna gömülmüştür
Şeyhbızınlı Aşireti büyük bir aşirettir. Temel ikametgahları Irak'ın Kerkük bölgesidir.
Yavuz Sultan Selim Han, Bağdat seferi sırasında ordusunu bir müddet Kerkük'te bekletmiştir.
Murathanoğlu (Şexbizinli) Aşiretinin Yavuz Sultan Selim Han'a gösterdikleri sadakat ve yakınlık Han'ın çok hoşuna gitmiştir. Bunun üzerine Sultan Selim aşiretin ileri gelenleri ile istişare ederek, aşiretin burada kalmasını istemediğini söyleyerek, aşireti Anadolu'ya davet etmiştir. Sultan Selim'in dindar, çalışkan ve kendisine sadık olan aşireti daveti, aşiret tarafından kabul edilmiş, ve Murathanoğlu aşiretinden 450 hane Anadolu'ya göç etmiştir.
Şexbızınlar'ın dili Hewramani ve Soranice'ye çok yakın bir dil olduğundan, kurmanca lehçesini konuşmakta güçlük çekerler. tabi ki çevre değişimi sonucunda, bu dilde de bazı gerilemeler olmuştur.
Eski yıllarda, aşiret mensupları martini tüfeğine benzer bir tüfeği kendileri yapıyorlardı. bu tüfeğin ustalığı sadece bu aşirete has bir özellikti. savaştaki zeka ve cesaretleri o kadar fazladır ki, ırak'ta kalan kesimi Şex Mahmut Berzenci 'nin ordusunda önemli roler üstlenmişlerdir. günümüzde de mesut Barzani’ye bağlı peşmergeler arasında yüksek rütbelerde görev yapmaktadırlar. dil olarak Hewramani (gorani), Sorani, Leki ve Dımili lehçelerine çok yakın bir konuşmaları vardır ki bu da merkezi ve bölgede üstünlük sağlayan bir toplum olduklarının göstergesidir.
Zeki ve agresif bir yapıda olan Şexbızınlar arasında, sarışın ve renkli gözlülere de rastlamak pek olağanüstü bir durum...
Şıhbızın bir zaza aşiretidir."Bızın" sözü keçi manasınadır. Bu aşiret kayalık taşlık çok sarp bölgeleri hayat alanı olarak beçkiğinden haşin bir tabiatı temsil ettiği söylenir.Bedrettin Dalan Şıhbızınlı olduğunu açıklamıştır.
Erzurum'da Oltu cıvarında önemli şıhbızınlı kolları bulunur. Mezhep olarak sünni hanefidirler.
Kaynak: Türkiye Yazarlar Birliği
Kaynak Linki: https://www.tyb.org.tr/seyhbizinlilar-1045yy.htm
Aşiretler üzerine en güvenilir kaynaklardan olarak kabul edilen cevdet türkay’ın “başbakanlık arşivi belgelerine göre osmanlı imparatorluğunda oymak aşiret ve cemaatlar” kitabında “şeyh bizinli – şeyhbizünlü-şeyhbozanlı-şeyhbuzunlu-şeyhbuzunî” cemaati hakkında bilgi şöyle: “bu cemaat imam-ı muhammed el bâkır ve zeyn-el âbidin ve şeyh selâhaddin sülâlesinden olup ankara sancağında iskân ettirilmiştir. konar-göçer ekrad taifesindendir. demektedir.
yavuz sultan selim ile şah ismail arasında başlayan kavgalar bir sünnî – şiî çatışması şeklinde sürerken, karşılıklı olarak kendi topraklarında bulunan karşıt yandaşlara büyük baskılar uyguladılar. iran’da tebriz ve civarı sünnî olduğundan buradaki sünniler ya katledildiler ya da zorla sürüldüler. bu çevredeki sünnî halk ve aşiretler de anadolu’ya sığındılar. şeyhbizinliler de iran’dan anadolu’ya sığınan sünnî aşiretlerdendi. arşivlerdeki kayıtlarda “ekrat” olarak geçtiğine göre, şeyhbizinliler kürtleşmiş aşiretlerindendir. fakat kürtten ziyade iranî sünni bir aşiret olması ve kendilerini osmanlı yanında kabul ederek, anadolu’nun çeşitli bölgelerinde kimliklerini kaybetmeden ve de diğer kürt(ekrat) aşiretlere karışmamış olması mühimdir.
sosyolojide bir “etkin kültür” kavramı vardır. meselâ; urfa ile siverek arasında pek çok(52 tane) kürtleşmiş karakeçili köyü bulunmaktadır. ayni şekilde büyük şehirlere yerleşen pek çok kürt ailenin çocukları zaman içinde kürtçeyi unutmaktadır. 1960-1970 arasında almanya’ya gidenlerin çocukları orada doğduysalar türkçe bilmemektedirler.
bu sebeple şeyhbizinlilerin, kürtleşmiş bir irani aşiret mi yoksa iran’da yaşamakta olan, osmanlı’ya sığınan bir kürt aşireti mi olduğu hakkında kesin bir şey söyleyemeyiz. bu konuda en güzel söz: “insan kendini kim olarak ve hangi kimlikte hissediyorsa odur.”
osmanlı devlet arşivlerinde şeybizinlilerle ilgili mevcut birkaç belge onların zaman zaman türkânlı, cihanbeyli aşiretleriyle konup göçerken ekili tarlalara ve yerleşim yerlerinde ziyan yaptıkları ile ilgili olduğundan burada zikretmiyorum.
Kaynak: Ekşi Sözlük
Kaynak Linki: https://eksisozluk.com/seyhbizinlar--3079634
Kısaca: Şeyhbızınlar ya da Lek-Şeyhbazan'lar (Kürtçe: Şêxbizin, Şêxbozan, Şixoyan, Bizinî, Güney Kürdistan'da Shex Bizeni, İngiliz belgelerinde Shaykh Beseini). Şıhbızın adıylada anılır. Türkiye´de başta Ankara, Konya, Erzurum, Düzce, Samsun, Sinop, Amasya, Bursa, İstanbul, Sakarya, Diyarbakır, Iğdır, Şanlıurfa, Adıyaman, Kastamonu, Karabük, Çorum gibi illerde yerleşik bir aşiret konfederasyonudur.
Şeyhbızınlar ya da Lek-Şeyhbazan'lar (Kürtçe: Şêxbizin, Şêxbozan, Şixoyan, Bizini, Güney Kürdistan'da Shex Bizeni, İngiliz belgelerinde Shaykh Beseini). Şıhbızın adıylada anılır. Türkiye´de başta Ankara, Konya, Erzurum, Düzce, Samsun, Sinop, Amasya, Bursa, İstanbul, Sakarya, Diyarbakır, Iğdır, Şanlıurfa, Adıyaman, Kastamonu, Karabük, Çorum gibi illerde yerleşik bir aşiret konfederasyonudur.
Tarihçe
Yavuz Sultan Selim Han döneminde Horasan ve Bazeyan bölgesinden göç etmiştir. Erzurum nüfus kayıtları 1600'lü yıllara kadar dayanmaktadır. Bazı kaynaklarda aşiretin soyu 12 imamdan Zeynel Abidin ve İmam el-Bakr'la ilişkilendirilse de bu ilişkiyi ispatlayacak belgeler mevcut değildir. Bugün ağırlıklı olarak; Ankara merkez, Ankara-Haymana, Erzurum-merkez, Erzurum-Oltu , Erzurum-Narman, Erzurum-Tortum, Elazığ, Varto, Palu, İzmir-merkez, Merzifon, Samsun-Çarşamba, Bayburt-Saruhanköyü, Bayburt-Kopuz, Çorum-Sungurlu, İstanbul, düzce -merkez, Sakarya-akyazı.
Yaklaşık 200 yıl önce Haymana’dan göç edip Düzce’ye yerleşen Şeyhbızınlardan altı kişilik bir heyet, 20 Mart Cuma günü Haymana’yı ziyarette bulundular.
Konu ile ilgili Haymana İlçe Milli Eğitim Müdürü Enver Yurttaş, Düzceli Şeyhbızınlarla internette tanıştıklarını telefon aracılığıyla irtibatlarının yıllardır devam ettiğini belirtti.
Kardeş Köyler Yardımlaşma ve Dayanışma Derneği adı altında bir dernek kuran Düzcede ki Haymanalılar, dernek Başkanları Veysel Acar ile kurdukları bir heyetle Haymana’yı ziyaret etmeye karar vermişler.
Ali Kılıç, Av. Halil Aydın, Veysel Acar, Özcan Erdoğan, Arif Arslan’dan oluşan heyet, ilk önce Haymana İlçe Milli Eğitim Müdürü Enver Yurttaş’ı ziyaret etti. Yurttaş’tan Haymana ve Şeyhbızın aşireti hakkında bilgi alan heyet, kendi atalarının Haymana’dan Düzce’ye göçettiğini, Düzce’de yaklaşık 10 bin nüfusa sahip olduklarını, il merkezindeki en büyük iki mahalle, Camikebir ve Çay mahallerinde kalabalık bir nüfusa sahip olduklarını söylediler. Yine il merkezine bağlı 6 köyün de Şeyhbızın olduğunu belirttiler. Bu köyler; Bahçeköy, Paşakonağı, İçmeler, Mahmure, Tınaz ve Ballıca.
Dernek Başkanı Veysel Acar; dernek olarak yakında bir şenlik yapmayı düşündüklerini, Haymana'ya da davetiye göndereceklerini, Haymanalıları da orada görmekten mutluluk duyacaklarını ifade etti.
Eski Milli Eğitim Bakanı rahmetli Avni Akyol, Düzce Şeyhbızınlarının yetiştirdiği en önemli isimlerden biri, Paşakonağı köyünden. Düzce’nin ilk belediye başkanı Kürt Ahmo olarak bilinen Müderris Ahmet Efendi de aslen Şeyhbızın. Kürt Ahmo, 1881-1889 yılları arasında Düzce Belediye Başkanlığı yapmış.
Heyetteki Halil Aydın avukat, aynı zamanda siyasetçi. Saadet Partisi’nde siyasete başlamış, Has Parti’de İl Başkanlığı görevinde bulunmuş. Bu dönem AK Parti’den Milletvekili Aday Adayı.
Düzceli misafirlerimiz daha sonra ilçemizi gezdikten sonra Cimcime Otel’de Haymana Belediye Başkanı Özdemir Turgut’u ziyaret ettiler. Burada Haymana Dereköy Mahallesi Muhtarı Özcan Kara, Haymana Çayraz Mahallesi Muhtarı Eşref Kara ve Dereköylü Haymana Çok Programlı Anadolu Lisesi Müdürü Hasan Bayar ile sohbet eden heyet, Düzceli Şeyhbızınlarından bazılarının Haymana’daki eski köyleri Dereköy ile hala irtibat halinde olduklarını da belirttiler.
Yenilen yemek ve topluca çekilen hatıra fotoğrafından sonra konuklar Haymana’yı terk etti.
Düzceli hemşehrilerimizin anlattıklarına göre, ataları göçebe bir şekilde 1800’lü yıllarda Haymana Dereköy civarında bir süre konaklamışlar. Daha sonra Düzce de yaylalara göç ederek Devlet tarafından köylere bölünerek yerleşik hayata geçmişler. Aşiret olarak Şeyhbızın aşiretinden olduklarını, aynı aşirete mensup Haymanlılarla daha sıkı temas ve irtibat halinde olmak istediklerini, bunun için ortak çeşitli faaliyetlerde bulunmak istediklerini belirten Düzceliler; “Unutmayın Düzcede de bir Haymana var” dediler.
Kaynak: Haymana Gazetesi
Kaynak Linki: http://www.haymanagazetesi.org/haber.php?id=2453