Şeyhbızın Aşıreti

Şeyhbızın Aşıreti

Cuma, 16 Temmuz 2021 23:16

Darağun'daki Lakaplar ve Anlamları

Darağun Köyünde Kullanılan Kadın İsimleri Eyşé, Eyşo, Bedo, Bedé, Beyaz, Beyo, Berfin, Cemo, Delal, Derya, Emo, Emine, Edul, Eda, Fato, Faté, Fatime, Filiz, Gülé, Gurbet, Gülo, Gülçin, Gülbahar, Gülsüm, Gülçiçek, Xecé, Xeco, Xemsé, Xeribé, Baran, Bahar, İkram, Kadriye, Kedo, Leylo, Leylé, Melek, Meral, Xezal, Xezo, Kumri, Kevok, Ğedra, Büşré, Kevot, Newrez, Nesibe, Nesé, Neso, Pako, Pakize, Perişan, Perixan, Perwin, Rukiye, Remziye, Roje, Rojda, Rojin, Tahide, Wedha, Wedé, Wedfan, Yıldız, Yılé, Yaşo, Mizgin, Seher, Xezeb, Esé, Eyno, Aynzılha, Birsen, Hamide, Zeyno, Zeyné, Müşerref, Kürdé, Şirin, Zelo, Beriwan, Até, Zeyno, Rıho, Rıko, Xefo, Nazé, Saxdé, Şeriwan, Piré, Kezé, Bezé, Sosé, Meyré, Rıhé, Sıto, İmé, İmo, Edo, Sıdıké, Zin, Ziné, Zel, Zelxa, Zeko, Sako Darağun'daki Lakaplar ve Anlamları Ifo: Çok borçlu olduğu için geceleri yatakta bir sağa sola dönüp uf puf çeken kişiye bu lakap verilmiştir. Palaz: Mala Ape Seydo'nun palaz isminde bir köpeği varmış. Bu köpek bir şey yerken ağzını çok açıyormuş.Yemek yerken ağzını çok açan kişiyede bu lakap takılmış. Fıllo: Birine para ya da malını veren bu şahıs zamanında parasını vermeyenlerden faizinide istiyormuş. bu nedenle zamanla bu kişiye fıllo lakabı takılmış. Sanırım "Fıle" kelimesinden geliyor. Teter: Kekeleyrek konuşanlara köyde bu lakap takılır. Loğo: Biraz şişman olduğu için bu lakap takılmıştır. Koğo: Genç yaşta dişleri döküldüğü için bu lakap takılmıştır. Nano: Bu lakabı alan şahıs köyde kimin evinde güzel bir yemek yaplırsa kokusunu alır, bir yolunu bulur mutlaka o eve o gece misafir olur. Kafé bé çaw: Gözleri çukurda olduğu için bu lakap verilmiştir. Dekko: Alnında büyük bir ben olan kişiye bu lakap verilmiştir. Zirço: Yemek yemediği halde kakasını sulu yapan şahısa bu lakap verilmiştir. Sinco: Boyu kısa olduğu için bu lakabı almıştır. Dewlo:Ağzı büyük olduğundan kova anlamına gelen bu lakap verilmiştir Kaf Şewuti:Çocukken kafasının bir bölümü yandığı için saçı dökülen kişiye bu lakap verilmiştir. Gurri:saçı dökülen kişilere bu lakap verilir Kerro:Ağır işittiği için bu lakap verilmiştir Çıvo:Koşarken yılan gibi kıvrılarak giden ve kavisler çizen kişidir. Palık:Pala bıyıklı olduğu için bu lakap verilmiştir Kurmo:Bu lakabı alan kişi dağda bir yaban domuzunun saldırısına uğrar aldığı yara zamanla kurtlanır.Bu nedenle bu lakap verilmiştir. Hındo:Çift sürerken öküzüne küsmüş 1 hafta konuşmamıştır sadeçe hım hım dediği için bu lakap verilmiştir. Çermo:Çok zayıf olduğu için bu lakabı almıştır. Sefo:Köye gelen sefo isminde bir çerçinin malını çaldığı için bu lakabı almıştır. Torbe:Çok yalan söyleyenlere köyde torbe lakabı verilir. Kokım:Yaşlılar gibi yorgun ve halsız yürüyen gençlere bu lakap verilir. Reş:Esmer olanlara verilen lakaptır. Şezer:Sarı saçlı mavi gözlü kişilere verilen lakaptır. Ötre:Şeytan gibi,cin gibi görülenlere denir. Pıvo:Cematte osuranlara verilen lakaptır. Kor İngiliz:Bir gözü görmeyen kişiye verilmiştir. Bın Emré:Karısının emrinden çıkmayan erkeklere bu lakap verilir. Vığo:Sinirlendiği zaman vığ vığ diyerek ses çıkardığı için bu lakabı almıştır. Tığo:Çizgili çeket giyen kişiye bu lakap verilmiştir Niv Torbé:Söylediklerinin yarısı yalan yarısı doğru olan kişiye denir. Malşevuti:Define peşinde gezen bir türlü evine uğramayan kişidir. Dayday: Güneş doğmadan tarlaya giden kişiye bu lakap verilmiştir. Peçpeç: Kekeleyerek konuştuğu için böyle denilmiştir. Erol Taş: Çok sinirli ve ciddi görünen kişilere denir. Pozkel: Burnu eğri olduğu için. Lévo: Dudağı sarkık olduğu için. Dekeki Dekeki: Konuşmaya başlamadan önce konuşma sırasını almak için dekeki dediğinden bu lakapverilmiştir. Ewbıkı Ewbıkı: Emir verir şekilde ona buna buyurgan konuşan kişiye bu lakap verilmiştir. Gurindig: Telefonun olmadığı dönemlerde hertarafa haber ulaştıran kişidir. Gendi: Darağuna ilk defa teyibi getiren kişi kaset bitince değiştirmek isteyen köylülere "Kendi değişir" dediği için bu lakap verilmiştir. Çillek: Gözü hep yemekte olan kişilere verilmiştir. Hileli: Sürekli hasta olan şahısa bu lakap verilmiştir. Halili Kur: Gözlerini kısarak bakan şahısa verilen lakaptır. Bubo:Kırmızı yüzlü olduğu için bu lakap verilmiştir. Kadın Lakapları Gewre: Beyaz tenli olanlara bu lakap verilmiştir. Tote: Deli anlamında kullanılır. Dudu: Kendisine köpek saldıran kadın du du diye bağırdığı için bu lakabı almıştır. Emke: "Hala" anlamında zazaça bir kelimdir. Zaza bir geline verilmiş lakaptır. Kıze: İsmini bilmeyen biri kadını kıze diye çağırmış. Bu lakap olarak alınmıştır. Hasse: Alayısı bir isimdir. kadının adını vermek istemeyen erkekler için kullanılır. Şeme: Kavunun küçüğü olan şemamok tan geliyor. Dayzo:Herkesçe bilinen ve sevilen kadındır. Qeré: Esmer kadınlara denir. Findo: Ufak tefek kadınlara kızgınlık anında söylenir. Zergé: Fırlama anlamında kullanılır. Haré: Kavgacı kadına verilen lakaptır. Çırçé: Sinirlendiği zaman yüzü buruşan kırışan kadındır. Çıré: Zayıf olan kadına takılan lakaptır. Alé: Bütün köyün anne dediği kadına verilen lakaptır. Çiçeki: Bir şey isterken az ver anlamında çıçık dediği için bu lakap verilmiştir. Tate Pate: Şişmandır. Yürürken ses çıkardığı için bu lakap verilmiştir. Luke: Hindi gibi yürüdğü için bu lakp verilmiştir. Piro Ede: Neneden gelme bir lakaptır. Dine: Deli anlamında kullanılır. Tulse: Ufak tefek anlamına gelen bir lakaptır. Heke: Abla anlamına gelen bir lakaptır.

Şeyh Bizini Aşireti ile salhas ve beyhani aşiretleri arasında bir müsademe olmadığı ve yağmalanan malların istirdaı ile aşiretlerinin barıştırıldığının bildirildiği (musul) Belge yeri: 282-150 Belge tarihi:r-11-02-1318 Kurum:DH.ŞRF.

SİVEREK ŞEYHBIZINİLERİ Fransız ihtilalından sonra Doğu ve güneydoğu Anadolu bölgesinde Osmanlı Devletine karşı baş gösteren isyanlara katılmayan ve devletten yana tavır koyan aşiretlerin, daha rahat etmeleri için İç Anadolu bölgesine göç etmeleri konusunda devlet tarafından yönlendirilince Şeyhbızıniler de Haymana çevresine yerleşmek üzere göç ettiler. Bu göç sırasında aşiret değişik güzergahları kullandı. Bu yollardan biri de Siverek güzergahıdır. Ahmet Tecir, Nofel, Ali ve Şeyh Efendi isimli kardeşler Siverek üzerinden Haymanaya geçmek isteyen Şeyhbızıni aileleridir… Aşiretten Kopuş ve Daroğun’a Yerleşme… Ahmet Tecir; Nofel Bey ailesindendir. Büyük dedesinin adı Nofel Beg’dir. (Ahmet’in babası Hüseyin Sikeçelik, Hüseyin’in babası Mehmet, Mehmet’in babası Nofel Beg’dir) Bu nedenle aşiret içinde ona ve çocuklarına “Mala Nofelan” denilmektedir. Daroğunluların bilinen en yakın atası Ahmet Tecir’dir. Ahmet Tecir; Kardeşleri Nofel, Ali ve Şeyh Efendi ile birlikte Siverek’e geldiklerinde ilk olarak bugünkü Darağun’a yakın olan Xırbé Zırık mıntıkasında konaklıyorlar. Zırık, Çavi köyü yakınlarındadır. Hayvanlarıyla birlikte buradan Nisibin’e geçecekler, Nisibin’de salla karşı tarafa geçip yollarına devam edeceklerdir. Aşiret çadırlarda konaklamaktadır. Zırık, Çavi, İncaz ve Sogili civarında uzun süre gezinirler. Yerleşik olan köyler Şeyhbızınileri içlerine kabul etmezler. Bunun üzerine kardeşlerden bazıları aşiretin gittiği Haymana’ya giderek oradaki durumu gözlemlemek isterler. Ahmet Tecir’in kardeşleri Nofel, Ali ve Şeyh efendi Nisibin’den salla Kolık tarafına geçerek Haymana’ya giderler. Ahmet Tecir ve çocukları Daroğun harabelerinde göçer yaşamı sürdürürler. Birkaç yıl sonra; kardeşlerden Şeyh Efendi geri dönerek Ahmet Tecir’i götürmek ister. Ancak Ahmet Tecir, artık çevreye iyice alışmıştır. Bucak Aşiretinin ileri gelenleriyle dostluk bağını geliştirmiştir. Bölgeden ayrılmak istemez. Yine de abisi Şeyh Efendiyi de kırmayı kendine yediremez. Aşiretini toplayıp, hazırlıklara başlar ve sala binmek üzere Nisibine gelirler. Gece olmak üzeredir, sabahı beklemek zorundadırlar. O gece Ahmet Tecir bir rüya görür. Rüyasında ak saçlı bir şeyh ona, “Gitme! Ağacını dikeceğin yer burasıdır.” diye nasihatte bulunur. Sabah olunca ailesini toplar ve Daroğun’a doğru tekrar yol alır. Abisi Şeyh Efendi ona kızar, ardına bakmadan çeker gider. Bir daha hiç görüşemezler. Şeyhbızıni aşireti uzun yıllar Darağun, Çavi, İncaz, Zırık harabelerinde “Koçer” olarak yaşamını sürdürür. Daha sonra Bucak aşireti ağalarından Osman Paşanın yanına giderek Darağun harabelerini “Xırbé Darağuné” satın alırlar. Tapusunu alarak, buraya yerleşirler. Bucak aşireti (Mala Heciyan) Şeyhbızınileri sevmiştir. Bu nedenleri yerleşik hayata geçmeleri konusunda onlara destek olmuşlardır. “Darağun” Adının anlamı Nedir? Günümüzde Daroğun denilen köyün gerçek adı; Daraxwin’dir. Yani Kanlıağaç’tır. Bir rivayete göre, Harabelerin olduğu yerde bir ağaç varmış. Bu ağacın kalın gövdesi zaman zaman kanıyormuş. Gözyaşı döker gibi, damla damla kan akarmış aşağı doğru. Köy adını bu ağaçtan alır. Ağaç şu anda yoktur, ancak ağacın olduğu yerde bir ziyaret bulunmaktadır. Ve burası halen kutsal olarak bilinmektedir. Darağun’a daha sonra Türkçe olarak Kalınağaç ismi verilmiştir. Milli Mücadelede Darağun Şeyhbızınileri Şeyhbızıniler Siverek ve çevresinde, özellikle Bucak bölgesinde sevilen, sayılan, değer verilen bir aşirettir. Şu anda resmi kayıtlarda 1056 nüfusa sahiptir. Böylesine kalabalık olan köyde yabancı bulunmamaktadır. Köyde müthiş derecede birlik ve beraberlik mevcuttur. Birbirlerine bağlıdırlar. Birbirleri için ölüme giderler. Köyde biri hata yapsa bile, dışarıya karşı onu savunurlar, içlerinde ise onu eleştirip cezalandırırlar. Genel olarak çevrede efendi insanlar olarak bilinirler. Şakacı, şamatacıdırlar, sevilirler. Büyüklerine müthiş derecede saygılıdırlar, misafirperverdirler. Aşiret büyüklerinden Aliyé Alo (Bucaklı Ali Rıza olarak anılır) Urfa’nın kurtuluşunda bizzat bulunmuştur. Milli Mücadelede önemli başarılar göstermiştir. Bir ara Fransızlara esir düşmüş, sonradan serbest bırakılmıştır. Aliyé Alo; cesaretli, kuvvetli, nişancı biridir. Cudi Paşa’nın yanında uzun süre bulunmuştur. Aliyé Alo’nun oğlu Sino da (Sinoyé Aliyé Alo) Bucak aşiretinin yanında yer almıştır. Bucak ailesi sürgünde iken onların köylerini ve mallarını muhafaza etmiştir. Onlara sürekli destek olmuştur. Şeyhbızıni aşireti, tarihte her zaman devletten yana tavır sergilemiştir.

Cuma, 16 Temmuz 2021 12:39

KALINAĞAÇ KÖYÜ

Köyümüzden yeni gelen görüntüler

Seçkin eserinde Fahrettin KIRZOĞLU nu kaynak göstererek Garzan bölgesinde kayda değer diğer aşiretlerini Miran,Givinan,Üveyna,Tuke,Barazan,Bizinan,(ŞeyhBzini),Reşşikan,(Reşşe.Reşki,Reşan)aşiretleri olarak sıralar Botan yöresinin bazı aşiretleri de Tanze nahiyesinde bulunur. Bu bölgede bulunan aşiretler Tanze, Garis,Dümbüli,Nüki,Mahmudi,Şeyh Bizini,Maski,Nıh,Mehran,Peykan,Belan,Bela Sıturan,Şiroyan ve Duturan’dır.Bu bölgede Derde(Dırde) kalesinde oturan nüfusun bir kısmı Arap’tır Bunlar Tuhayri,Safan ve Beni Ubade kabilelerindendir. Kaynak: ULUSLARARASI SİİRT SEMPOZYUMU BOTAN BÖLGES DIŞINDA KALAN AŞİRETLER

© 2026 Şeyhbiziniler Resmi Web Sitesi, Tüm Hakları Saklıdır. Web TasarımKoray ÇOKOL